29 Ağustos 2015 Cumartesi

James Webb Teleskobu

Dünya'ya sayısız görüntü ve veri gönderen Hubble Uzay Teleskobu artık 25 yılını doldurdu. Yapılan tahminler teleskobun ilerleyen yıllarda emekliye ayrılacağı yönünde. Ancak bilim insanları Hubble Teleskobu'nun yerini fazlasıyla alacak bir teleskop üzerinde çalışmalarına çoktan başladı.
NASA'nın üzerinde çalıştığı ve Ekim 2018'de uzaya gönderilmesi planlanan teleskobunun adı James Webb Teleskobu. Teleskop ismini kıdemli bir NASA çalışanından alıyor. Üretilen teleskobun Hubble'dan daha gelişmiş olacağı belirtiliyor.
Tüm bunlarla beraber James Webb Uzay Teleskobu'nun genişliği 6.5 metre olacak ve üzerinde katlanabilir 18 ayrı ayna bulunacak. Ayrıca yeni geliştirilen bu teleskobun Dünya'nın yörüngesinde değil uzak yörüngede olması planlanıyor. Teleskobun bir diğer özelliği ise kızılötesi ışınlar göndererek görüntü toplayacak olması.
WİKİPEDİA
The James Webb Uzay Teleskobu (JWUT) eskiyen Hubble Uzay Teleskopu'nun kısmen ardılı olacak şekilde planlanan bir kızılötesi uzay teleskopudur.
JWUT tam anlamıyla bir ardıl olarak görev yapmayacak çünkü Hubble'ın gözlemleyebildiği bütün ışık dalga boylarına duyarlı olmayacak. Esas bilimsel hedefi evrende yer alan daha uzaktaki cisimleri;diğer temel cihazlar veya Hubble'ın görmediği cisimleri, gözlemlemek olacak.
JWUT, NASA'nın başkanlığında 15 farklı devletin, Avrupa Uzay Ajansı ve Kanada Uzay Ajansı'nın ortak yürüttüğü bir proje olan James Webb Teleskopu'nun 2018 yılının Ekim ayında hizmete girmesi bekleniyor.2018 yılında fırlatılması planlanan ve yeni bir çığır açacak olan James Webb Uzay Teleskobu (JWST), gezegen avcıları da dahil olmak üzere muhtemelen her türden gökbilimci için bir nimet olacaktır. Kırmızı ötesi ışığı gözlemlemek için ayarlanmış olan 6,5 metrelik bu teleskop, Dünya'dan neredeyse 1.600.000 kilometre uzaklıkta yörüngeye yerleştirilecektir. Bu uzaklık, Dünya ile Ay arasındaki uzaklığın dört katı kadardır. JWST üzerinde yer alacak olan hassas aygıtlar, dev gezegenlerin ve gezegen sistemlerinin kırmızı ötesi görüntülerini çekme ve tayflarını ölçerek yaşlarını ve kütlelerini belirleme imkanına sahip olacaktır. Bunların dışında JWST, başka yıldızların çevresinde yer alan disklerin tayf ölçümlerini yaparak, gezegen sistemlerinin doğmasına olanak sağlayan türden olan disklerin bileşenlerini tanımlamaya da imkan verecektir. Son derece hassas aygıtları ve büyük aynasıyla JWST, gezegenlerin doğduğu toz disklerini gözlemleyebilmenin yanında, kendi yıldızlarının önünden geçen gezegenlerin havaküre bileşenlerini de gözlemleyebilecektir. Her ne kadar JWST özellikle gezegen bulmak için geliştirilmiş bir teleskop olmasa da, gelişkin yetenekleri bu teleskobun gelecekte yeni gezegenleri inceleyen ve güneş sistemimizin nasıl oluştuğu ve nasıl evrim geçirdiği konularını araştıran gökbilimciler için önemli bir araç haline gelmesi konusunda ümit vermektedir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder